Mühendis gibi düşünmek!!!
Gönderen
Murat TURAN
zaman:
Çarşamba, Temmuz 10, 2013
Bugün biraz eğlenceli yazalım:
Hayatımda birçok kez insanlar bana "tam mühendis kafasıyla düşünüyorsun" cümlesinin değişik versiyonlarını söylemişlerdir. Aslında öyle çok matah bir bakış açım yok ama her nedense beynim belli bir nedensellik ilkesi etrafında çalışıyor. Bana anlatılan herhangi birşeyin, kafamda hemen oluşan temel mantık sorularından geçmesi, bir amaca yönelik olması ve tutarlı olması lazım. Aksi taktirde içime sinmiyor ya da tam olarak kafama oturmuyor.
Bu durum teknik konularda avantaj, sosyal konularda ise dezavantaj demek; zira bazen duygu ağırlıklı ve insan odaklı işlerde fazla mantık aramamak, tam bir neden - sonuç ilişkisi sorgulamamak gerekli.
İki fıkra mühendis kafası dediğim şeyi biraz daha anlamamıza yardım edebilir:
Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler.
Mühendis:" Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakikadır bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim."
Rahip: "İşte görevli geliyor, onunla konuşalım." Rahip: " Merhaba, Şu anda sahada olan grup ne zaman çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?"
Görevli: "Onlar kör itfayeciler. Kulübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin verildi."
Rahip: "ne kadar üzücü, bu akşam onlar için dua edeceğim."
Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım."
Mühendis: "Bu adamlar neden geceleri oynamıyorlar?"
Bu da bir başka örnek: Yarısı suyla dolu bir bardağa bakış şekli ile ilgili anektodu duymuşsunuzdur:
Pesimist, bu bardağın yarısı boş der, optimist bu bardağın yarısı dolu der, mühendis ise bardak gerekli kapasitenin iki katı kapasitede yapılmış diye düşünür.
Mühendis kafası bir çok durumda durumu tam olarak olduğu şekilde yorumlamak ve belli kalıplar dışında düşünmek için kullanılır:
Büyük bir sirketin ust duzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde
balonla dolasmaya cikar. Aksilik bu ya, pusulasini asağiya düşürür ve kaybolur.
İnmek icin uygun bir yer ararken bir gokdelenin tepesinde sigara icen bir adam gorur ve alcalir. "Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
"Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icindesin" der adam.
Yonetici sinirlenir: "Sen mühendissin değil mi?" diye sorar.
"Evet." der adam. "Nereden bildin?"
"Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100% dogru fakat
hic bir isime yaramiyor."
"Sen de yoneticisin degil mi?"
"Evet sen nereden bildin?"
"Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun icinde kaybolmussun.
Pusulan yok, berbat durumdasin. Fakat bu simdi benim sucum oldu."
Mühendis gibi düşünmeyi duygusuzluk ve makineleşme olarak tanımlayanlar da vardır. Özellikle sosyal konularda çok fazla analitik düşünmek çoğunlukla kötü sonuç doğurur. Ancak bu tip düşünme şekli bence bir seçim değil, yaradılış meselesi. Ayrıca teknik olarak bitirilen okul ya da alınan ünvanla da ilgisi yok; çünkü gerçekte mühendis olmasa da bu şekilde düşünen ve mühendis olduğu halde düşünemeyen bir sürü insan var.
Eğer bir mühendislik bölümü mezunuysanız ve iş hayatına atıldığınız pozisyon farklı düşünmeyi, verilerle çalışmayı ve anlamsız ön kabulleri göz ardı etmeyi gerektiriyorsa mühendis kafasıyla çok rahat edersiniz. Ancak kariyer yollarının ileriki virajları sosyal algıyı ve duygu/tutum yönetimini giderek daha çok gerektirir. Yaş ve tecrübe bunu size sağlıyorsa ne ala, ama sağlamadıysa o zaman ya çaba sarf edeceksiniz ya da o virajların bir kısmına hiç talip olmayacaksınız.
Birkaç eğlenceli örnek :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)





3 yorum:
hııı işte tam mühendis kafası pizayı yemek için yöntem ve hesap geliştir sen aç kalırsın:))))N.AKAN
mühendis istemiyom ben ya uzak dursunlar benden :) en sevdiğin öğrenci :D
Tersten eğitim yapan hayata selam olsun
Yorum Gönder