Kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geri Tepme Etkisi (Backfire Effect)
Eskiden bir sebeple bir yeri ziyaret eder, biriyle tanışır ve onun hikayesini öğrenip "nereden nereye" derdik kendi kendimize. Hiç umulmadık bir yerde tanıştığınız umulmadık bir kişi, sizi bambaşka dünyalara taşırdı. Yeni birşey öğrenir, bir konuda fikir sahibi olur ya da tamamen yabancı birinin hikayesinden kendi öykümüze alıntılar yapardık.
Dijital hayatta aynı şeyler farklı şekilde oluyor. Dün çok sevdiğim biriyle yaptığım bir sohbet bana fikir ayrılıkları ve önyargılarla ilgili bir ufuk açtı. O ufukta internet denizinde gezerken önce birkaç önemli teori ve araştırmaya, sonra da Cemal Tunçdemir imzalı yazılara vardı yolum. Nereden nereye dedim kendi kendime.
Amerika bülteni diye bir sitede çıkıyor yazıları ve anladığım kadarı ile Amerika ile ilgili haberler yapan bir Türk gazetesi bu. Kendisiyle önce bu yazının temel konusu olan "Back - fire effect" teorisi ile ilgili oldukça doyurucu yazısı ile tanıştım. Ancak sonra, "İsrailli ve Filistinli hainler" yazısı ile birbirine karşı sarsılmaz bir nefret önyargısı taşıyan iki düşman halk içerisindeki, beni çok etkileyen, hikayelerle tanıştırdı beni. Aşağıdaki linklerden yukarıda bahsettiğim tüm yazılara ulaşabilirsiniz.
Şimdi gelelim konumuza;
Gerçek suretin altındadır!
Kurum kültürü ile ilgili bir yazı yazmak var kafamda uzun süredir. Kurum kültürü ile ilgili bu sayfalarda çok şey yazdım, çok konuştum. Ama hala bir fırsatını bulup yüksek lisans bitirme projem olan "Örgütsel vatandaşlık" kavramı ile ilgili bir yazı hazırlayamadım.
Aslına bakarsanız yeni işim zihinsel enerjimi öyle alıyor ki, uzun süredir bırakın o yazıyı hiçbirşey yazamıyorum. Bir kez daha anladım ki bu blog ya da buna benzer ilave projeleri yürütmek için insana bir miktar zihinsel enerji kalması gerekiyormuş. Şu an işim kolay. Kendime ait ve pek kimsenin okumadığı bir blog burası. Canım isterse yazıyor istemezse aylarca dokunmuyorum. Bir beklenti yok. Okuyuculardan gelen ya da para kazanma mecburiyetinden kaynaklı bir baskı da yok.
Hal böyle olunca ben, kafam yazmaya hazır olana ya da gerçekten yazmaya değer birşey bulana dek bekleyebiliyorum. Bunun ayırdına varınca, bu işi para kazanmak için yapsaydım ve her hafta bir makale yazmak zorunda olsaydım işin ne kadar zor olacağını da düşünmeden edemiyorum. İş dünyası, yönetim vb. konularda okuyuculara içerik sağlayan onlarca sitenin neden o kadar populist ve içi boş yazılarla dolu olduğu da daha net anlaşılıyor benim için. Kolay değil çünkü sürekli sizi etkileyecek ve "vay bee" dedirtecek bir sırrı ifşa etmek.
Kişisel olarak gelişsem mi?
Kişisel gelişim alanı çoktan dünya çapında bir endüstri haline geldi. Popüler kültürün birçok konusunda olduğu gibi çıktı, amacın çok ötesine geçmiş durumda. Sağlıklı bir işleyişte değerli fikirleri olan birinin bunları kitaplaştırması, insanlara yardımcı olmak amacı ile deneyimlerini ve bilgilerini paylaşması ve eğer iyise bunun sonucunda para ve ün kazanması gerekir. Ama sonuç para ve ün olunca sonuca ulaşmak içeriğin her zaman önüne geçer. Kitapçılarda uzun zamandır kişisel gelişim kitapları için ayrı ve büyük bir reyon bulunuyor. Ama binlerce yıllık insanlık tarihinde kişisel gelişim neden bu yüzyılda birden çoştu acaba? Daha önce kişisel gelişim önemsiz miydi? İnsanlar kendilerini geliştirmeye çalışmıyor muydu?
Bu sorunun cevabını ararken kendimi içinde bulunduğumuz yüzyılın şartlarını öncekilerle karşılaştırırken buluyorum. 21. yüzyıl öncesinde insanların bilgi sahibi oldukları alanlar görece çok daha azdı. Nüfus daha düşüktü ve ekmek için yapmanız gereken mücadele daha azdı. Ayrıca dalgalı bir seyir izlese ve batıl kısımları olsa da manevi tatmin daha fazlaydı. İnsanlar daha çok şeye inanıyor ve daha az şeyi sorguluyorlardı. Bu yüzyılda bilgi o kadar çeşitli ve detaylı ki, örneğin, fiziğin tek bir dalında bile uzman olmanız için ömrünüzü adamanız gerekiyor. Eski zamanın insanlarından bahsedilirken duymuşsunuzdur; kendisi fizik, matematik, biyoloji, astronomi ve tıp ilimlerinde ilerideydi filan diye. Artık duyamazsınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


