Uzun zamandır bu konuyu tekrar gündeme getirmek kafamı kurcalayıp duruyordu. Az önce Vural Savaş'a bizzat imzalatma şansına eriştiğim "Anılarım" kitabının önsözünü okurken daha fazla dayanamayıp tekrar klavyenin başına oturdum.
Bu blogda bu 100. yazım. Geçen Mart ayında başladığım blog yolu ile düşünce paylaşımı yolculuğunda 8 ayda 100 yazılık bir performans sergilemişim. Bu yüz yazı yaklaşık 3000 tıklanma almış. Eh, benim gibi bir amatör için başarı bile sayılabilir. Ancak bana bu yüz yazının en çok öne çıkan, en çok altını çizip tekrarladığımız konusu ne derseniz yine bu yazının konusuna geri döneriz:
"İthal eğitim dökümanları, ithal üretim sistemleri ve ithal kalite sistemleri ile kör topal idare etmeye çalıştığımız ve hiçbir noktasında tam başarıya ulaşamadığımız sanayiimiz".
Biz hala, içeriği tamamen ithal olan ve çoğunlukla Türkçe'ye çevirmeye bile gerek görmediğimiz onlarca sistemi ve kavramı işletmelerimize dayayıp sonuç almaya çalışıyoruz. Hasbel kader iyi sonuçlar alanlarımız da bunu sistemlerinden zannediyorlar. Halbuki bizim iyi yanlarımız da, kötü taraflarımız da kitaplarda yazılanlardan farklı.
Peki neden farklı?