Çeşit çeşit insan var!


Kaynak : www.oguztopoglu.com
    Örgütsel davranış ve örgütsel psikoloji konuları uzun zamandır ilgimi çekiyor. Bireysel psikoloji bile yeterince karmaşık ve muallakken bunu bir de örgüt düzeyine taşımak, insanların toplu haldeki davranışlarının, grup içindeki ruh hallerinin anlaşılması çok daha zor görünüyor benim baktığım pencereden. Ancak insan o veya bu şekilde çeşitli büyüklüklerdeki sosyal örgütlerin içinde yaşamak ve kendi kişiliği ile örgütün davranış eğilimini sürekli olarak uyumlaştırmak zorunda. O yüzden üzerinde düşünülmesi ve anlaşılmasının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu konu ile ilgili okudukça  kendimce bazı çıkarımlarda bulunuyor ve bazı sonuçlara ulaşıyorum. Yöneticilik yapmanın özellikler lider sıfatıyla ve örgütün gidişatından sorumlu olarak yöneticilik yapmanın belki de en temel gereklerinden birisi örgütsel davranışları bilmek ve yönlendirmek.

Bakalım çok genel tanımlarıyla bir iş yerinde çalışanları nasıl kategorilere ayırabiliyoruz:

Tayfa hazırsa sefere kaldığımız yerden devam :)



Ohh...

Çok şükür tamamladım ve başarıyla sundum. Artık resmen MBA yüksek lisansının bittiğini duyurabilirim sanırım.

Aylardır süren ve biraz olsun layıkıyla yapayım diye tüm gecelerimi ele geçiren projeyi artık bitirdim. Doğal olarak üzerine yazılacak sayfa sayfa bilgi var kafamda. Konum "Örgütsel vatandaşlık davranışları" olduğu ve bu bloğun amacına da uyduğu için bu konuda bol bol yazmayı ve tartışmayı planlıyorum ama şimdilik bunu biraz demlenmeye bırakmak niyetindeyim. Konuyla ilgili o kadar çok yazı okudum ki, biraz sıkıldım. O yüzden başka şeylerden bahsedip başka denizlerce yüzeceğiz biraz. Güncel ekonomide neler oluyor ona bakacağız. Sunum becerisi ve 6 sigma maceraları da var sırada. Davranış modelleri, lider - üye etkileşimi ve çalışanların örgüte bağlılığı gibi literatür tararken karşıma çıkan birkaç hazineyi de sunacağım ilginize.

Yola çıkarken dedik ya paylaşılmayan bilgi eşek sırtında kitap yüküdür diye; biraz dinlenmeme müsade varsa yeni yazılar şu an fırında... Çıksınlar hep birlikte yeriz...

Eğitim ne kadar önemlidir?



Öncelikle, uzun bir aradan sonra tekrar selamlar...

Ne oldu artık yazmıyorsun yoksa vaz mı geçtin bu işten diyen dostlarıma da buradan cevap vereyim:

Hayır, vazgeçmedim. Sadece yoğun şekilde yüksek lisans bitirme projesine gömüldüğüm için yazı yazmakla ilgili tüm enerjimi oraya sevk ediyorum. 1 ay daha devam edecek bu tempo sonrasında bu yelkenli yolculuğuna kaldığı yerden devam edecek.

Ancak dün mezuniyet töreninde Bahçeşehir Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Dr. Ali GÜNGÖR'ün ağzından dinlediğim ve onun da anlatırken 9. Cumhurbaşkanına atfettiği anekdotu unutmadan yazmam lazım:

Başarının formülü - 2.bölüm


İlk yazıda özetle; iş yerinde başarının ilk bölümünün, kendi yetenek ve isteklerinizle işletmenizin ihtiyaç ve doğrultusunun benzeşmesi olduğunu söylemiştik.

Bu eşleşmenin sağlanmasının önünde birçok engel olduğunu biliyorum. Ama eğer iş yaşamınızda mutsuz veya başarısızsanız, ya da daha mutlu ve başarılı olmak istiyorsanız "benim katkım ne olmalı" sorusunu sormak ve işletmenin mevcut ihtiyaçları ve imkanları konusunda farkındalığınızı arttırmak zorundasınız.

"Katkım ne olmalı" sorusu aynı zamanda elinizdeki işe farklı bir bakışla bakmanız, bir katkı ve fark yaratmaya odaklanmanız ve sürekli iyileştirmenin de önünü açmanız demek.

İşin ikinci kısmına ben 3 boyutlu yönetim diyorum. Aslında çok basit olan bu anlayış biçiminin her boyutu için cilt cilt kitaplar bulabilirsiniz. "Yabancı dil bilmek" başlıklı yazımda önemli bir kısmından zaten bahsetmiştim. Burada toparlayıp tekrar değinelim:

Başarının formülünü açıklıyorum!!!


Hepimizin aradığı şey bu değil mi?

Hazır bir formül ya da yapılacaklar listesi olsa, bunları gerçekleştirip mutlak başarıyı elde etsek ve bu sırrı bizden başka pek kimse de bilmese ki önemli ve övünebilir olsak!

İnsan kendisi için başarıyı bile tanımlayamazken, neyin gerçekten onu mutlu edeceğini ayırt edemezken, sürekli başarı ve mutluluk peşinde koşması ne kadar garip. Bu yazıda da belirttiğim üzere, herkesin başarı ve mutluluk algısı değişken. Hatta hayat sürecinde tekil insan için de değişken. Ama üzülmeyin, en azından iş hayatınız için başarının ve mutluluğun formülünü açıklıyorum:

Türkçeleşmiş Sistemler...!!!

Uzun zamandır bu konuyu tekrar gündeme getirmek kafamı kurcalayıp duruyordu. Az önce Vural Savaş'a bizzat imzalatma şansına eriştiğim "Anılarım" kitabının önsözünü okurken daha fazla dayanamayıp tekrar klavyenin başına oturdum.

Bu blogda bu 100. yazım. Geçen Mart ayında başladığım blog yolu ile düşünce paylaşımı yolculuğunda 8 ayda 100 yazılık bir performans sergilemişim. Bu yüz yazı yaklaşık 3000 tıklanma almış. Eh, benim gibi bir amatör için başarı bile sayılabilir. Ancak bana bu yüz yazının en çok öne çıkan, en çok altını çizip tekrarladığımız konusu ne derseniz yine bu yazının konusuna geri döneriz:

"İthal eğitim dökümanları, ithal üretim sistemleri ve ithal kalite sistemleri ile kör topal idare etmeye çalıştığımız ve hiçbir noktasında tam başarıya ulaşamadığımız sanayiimiz".

Biz hala, içeriği tamamen ithal olan ve çoğunlukla Türkçe'ye çevirmeye bile gerek görmediğimiz onlarca sistemi ve kavramı işletmelerimize dayayıp sonuç almaya çalışıyoruz. Hasbel kader iyi sonuçlar alanlarımız da bunu sistemlerinden zannediyorlar. Halbuki bizim iyi yanlarımız da, kötü taraflarımız da kitaplarda yazılanlardan farklı.

Peki neden farklı?

Çatışma iyidir!

Bu iş dünyası yazınının sağlık yazınından hiçbir farkı yok. Sağlık ile ilgili gazete haberlerini tararsanız, tamamen ilgi çekmek üzerine kurgulanmış boş içeriklerle karşılaşırsınız. Bazen de yıllardır doğru bildiğiniz şeylerin yanlış olduğu iddiası ile gündeme gelir ve ilgi çekmeye çalışırlar. Bu konudaki haberlerin başka türlü yüksek okunma oranı almasının imkanı yoktur çünkü.

Benzer şekilde, dünya üzerinde yayınlanan 10 dan fazla iş dünyası, yönetim, strateji sitesini sürekli taramama, yüzlerce yazıya göz atmama rağmen burada paylaşılmaya ya da üzerinde yazılmaya layık çok çok az yazı bulabilmemin sebebi de aynıdır.

Bugün, benzer sitelerde birçok farklı versiyonunu bulabileceğiniz, hatta insanların eğitim vererek üzerinden ciddi paralar kazandığı bir kavramdan "Çatışma yönetiminden" bahsedeceğim.

Paylaşın

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

S3