seri üretim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seri üretim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Toprak, Makine, İnsan


Bir ara "Tüfek, Mikrop ve Çelik" isimli bir kitap okumuştum. Yanlış hatırlamıyorsam Tübitak yayınlarına ait bir kitaptı. Bir araya geldiğinde çok anlamlı olmayan bu üç kelime, onbinlerce yıllık insanlık tarihinin nasıl şekillendiğini, insanlar için önemli olanın nasıl zamanla evrim geçirdiğini, göçebelikten yerleşik düzene geçişin nasıl üretimi ve gelişimi tetiklediğini anlatıyordu.

Okudukça aslında ırkların ya da milletlerin birbirlerinden daha akıllı ya da üstün olmadığını, tarihte onları güçlü kılanın çoğunlukla bulundukları coğrafya ve sahip oldukları doğal kaynaklar olduğunu anladım. Herhangi bir icadın enlem boyunca yani benzer iklimlerde yayılma hızının boylam boyunca yayılmaya oranla 100 lerce kat hızlı olduğunu öğrendim mesela. Örneğin tüfek Çinde ve Kuzey Amerika'da aynı anda bulunsa Çinden Avrupaya 50 yılda, Kuzey Amerikadan Güney Amerikaya 500 yılda gelebiliyormuş. Nispeten küçük bir alana çok kalabalık yerleşmiş Çinlilerin ya da bir adaya sıkışmış Japonların neden yemek kültürlerini bize ters gelen şekilde geliştirdiklerini de öğrendim.

Üretim Sistemleri (2)

Geçen yazıda üretim sistemlerini iki ana başlığa ayırmış ve seri üretimle proje bazında üretimin temel farklarına değinmiştik. Sonrasında ise birçok 3 harfli kısaltmadan oluşan üretim ve kalite sistem anlayışlarının neden hedeflerindeki sonuçlara ulaşmadığını, neden bizi daha rekabetçi dünya markaları haline getiremediğini sorgulamıştık.

İlk olarak şunu belirteyim ki, bir üretimci olarak Toplam kalite yönetimi, Toyota sistematikleri ya da değişik ad ve kısaltmalarla sunulan sistemlerin toptan anlamsız olduğu gibi çiğ bir iddiada elbette bulunamam ancak çok köklü nedenlere dayanan önemli bir noktada büyük bir hata yaptığımızı düşünüyorum.

Problem çözme tekniklerinden biri olan 5 kez neden diye sorma sistemini uygulayarak köke inmeye çalışalım. Üretim sistemlerini istenen verimlilikle uygulayamıyoruz, neden? Çünkü üretim ve kalite sistemleri adları altında bir sürü anlamsız iş yapıyoruz, neden? Çünkü biz araçlarla amaçları karıştırmış durumdayız ve esas “anlam”ı sorgulamıyoruz, neden? Çünkü hem kültürel yapımız hem de eğitim sistemimiz bizden daha iyi düşünen büyüklerin dediklerini yapmak ve kafa yormamak üzerine kurulu, neden? Bunun cevabı çok derin işte, ve yazının konusunun çok dışında. O yüzden burada duralım ve sonuçlara bakalım;

Üretim Sistemleri (1)


Direk uzmanlık alanım dışında olan ancak ilgi alanıma giren konularla ilgili bir çok şey yazdım. Birazda kendi uzmanlık alanımla, üretim ile ilgili birşeyler söyleyelim. Bunu da o şekilde yapalım ki, çalışma hayatına yeni girecek arkadaşlara bir tür rehber olsun. Üretim için neyin değerli olduğunu ve benim neyin eksikliğini hisettiğimi bilsinler. Kimbilir, belki bir gün birinin işine yarar.

Öncelikle üretimden kastımızın herhangi bir mamül üzerinde fiziksel,kimyasal değişiklikler yaratarak başka bir ürüne dönüştürme proseslerinin tümü olduğunu belirtelim. Fikir üretmek gibi bir eylemden bahsetmiyoruz yani.

Yazmaya ve detaya inmeye kalkarsak konu çok büyük bir derya olduğundan üretim için prosesleri sadece talaşlı üretimle ve otomotiv sektörü ile sınırlı tutacağımızı da belirtelim.

Paylaşın

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

S3